Meme kanserleri memenin malign tümörlerine denir. Meme kanserleri kadınlarda görülen en yagın türüdür. Memenin herhangi bir yerinde sertlik, şişlik, ağrı, meme cildinin renk değiştirmesi, çekilmesi, koltuk altıda şişlik vs. belirtilerini oluşturur.
Vücudumuzun en sık yaralanan bölgelerden birisi de menüsküslerimizdir. Menüsküsler diz bölgesinde en büyük iki kemiğimizin kesiştiği noktada 'C' şeklinde mevcut olan ince yastıkçıklardır. Dizde yuvarlak uyluk kemiği(femur) ile düz kaval kemiğinin (tibia) uyumlu bir eklem oluşturması, yükün taşınması, birçok yöne dönme hareketinin yapılabilmesi, femur (uyluk kemiği) ve tibia (kaval kemiği) arasındaki güç dengesinin sağlanması gibi görevlerde rol oynarlar.
Futbol gibi karşılıklı temas sporlarında dizin dönmesi, ani hareketlerde meydana gelen katlanma, tek diz üzerinde yük alınması sonrasında menüsküsler yırtılabilir. Sporcularda bu yaralanmalara ön çapraz bağ yaralanmaları da eşlik edebilir. İleri yaş grubunda ise menüsküsler herhangi bir travma olmaksızın dizde gelişen dejenerasyon ve kıkırdak hasarına bağlı olarak yırtılabilirler. Ayrıca her yaş grubunda bir travma olmaksızın dejenerasyonla giden yırtıklar görülebilir.
Migren, çoğunlukla ataklar halinde gelen bir baş ağrısı tipidir. Ataklar 4 saatten 72 saate kadar değişen uzunluklarda olabilir. Kişi ataklar arasında kendini tamamıyla normal hisseder ancak bir sonraki atağın endişesi içindedir. Eskiden "sadece bir baş ağrısı tipi" olarak görülen migren, artık başlı başına bir nörolojik hastalık olarak kabul edilmektedir.
Migren ağrısı genellikle orta şiddette ya da şiddetlidir ve kişinin normal aktivitelerini engelleyebilir, hem migren yakınması olan kişinin hem de yakınlarının yaşam kalitesini bozabilir. Baş ağrısı zonklayıcı ya da nabızla birlikte atan şekilde hissedilebilir ve başın tek bir yanında yerleşebilir. Bulantı, kusma, ışığa veya sese karşı hassasiyet baş ağrısına eşlik edebilir.
Migren kadınlarda erkeklerden daha sık görülür; kadınlarda %18.6 ve erkeklerde %6.5 oranında görülmektedir. Yapılan çalışmalarda bir hekim tarafından tanı konulmamış olan migren hastası oranının kadın hastalarda %59'a, erkeklerde ise %70'e ulaştığı gözlenmiştir.
Birçok kişide ağrı ve diğer semptomlar o kadar şiddetlidir ki, sadece karanlık bir odada yatıp uyumak isterler. Bu da günlük yaşantıyı aksatır. Oysaki migren ilaçla tedavi edilebilir. Günümüzde migreni önleyen ya da tedavi eden çok sayıda ilaç bulunmaktadır.
Merkezi sinir sisteminin (beyin) zararlı kabul ettiği çeşitli unsurlara karşı oluşturduğu cevabın ortaya çıkardığı belirti kümesidir. Uyuşma, dengesizlik, çift görme veya bulanık görme gibi şikayetlerle başladığı gibi vücudun bir tarafının tutmamasıyla ya da kasılmalarla da görülebilir. 20 ile 40 yaş arasında ve bayanlarda daha sık rastlanır. Şikayetler haftalar veya aylarca devam ettikten sonra ya tam geçer ya da nispeten hafifler. Multipl Skleroz, gerileme ve alevlenmelerle seyreder. Tek gözde görme zayıflığı çıkabilir, bazı hastalar beceriksizleştiğini ve daha sık düşmeye başladıklarını ifade ederler, sık idrara gitme ve idrarı tutamama ortaya çıkabilir, bazı vakalarda hayatı kısıtlayabilir, tedaviye cevap vermeyen vakalarda destekleyici fizik tedavi tavsiye edilir.
Gözün ön-arka uzunluğu, kornea kırıcılığı ya da her ikisi olması gerekenden fazla ise, objelerin görüntüleri, sarı noktanın önünde oluşur. Miyoplar, yakını iyi, uzağı bulanık görürler. Bazı yüksek numaralı miyoplu hastalarda problem, sadece gözlük numaralarından ibaret değildir. Numaralar, 10-30 gibi yüksek olabilir. Bununla birlikte, bu hastaların retina tabakaları da zayıf olduğu için, görme kabiliyeti azalabilir.
Myom, kadınların önemli bir kısmında rastlanmaktadır ve genelde iyi huylu oluşumlardır. Çoğu kişi de myomların farkında olmadan ömrünü geçirmektedir. Myomların gerçek sebebi tam bilinmemektedir. Ailesinde, akrabalarında, anne, teyze, kız kardeş gibi myom öyküsü bulunanlarda rastlanma ihtimali artabilmektedir. Bu da kalıtsal bir yatkınlığın sebep olabileceğini desteklemektedir. Ayrıca yumurtalıkların çalışması ile artan östrojen hormonu myomların büyümesini kolaylaştırmaktadır. Dolayısıyla, gebelikte, adet gören hanımlarda myom büyüyebilirken, adetten kesilmiş menopoza girmiş hanımlarda ise küçülme meyli göstermektedir.
Genellikle belirti vermezler. Çok büyük olanlar bile bazen belirti vermeyebilirler. Myomların belirtileri yerleşme yerine, büyüklüklerine ve gebelik durumuna göre değişiklik gösterebilir.