Kalp - Damar Cerrahisi

01.07.2010
 
Kalp - Damar Cerrahisi
Kalp - Damar Cerrahı Prof. Dr. Fuat Bilgen ve ekibi Erdem Hastahaneleri’nde ameliyatlarına devam ediyor.

Mesleki hayatına, İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesini bitirdikten sonra, 1985 yılında Siyami Ersek Göğüs Kalp ve Damar Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesinde yaptığı Kalp ve Damar Cerrahisi İhtisasıyla başlayan Bilgen, kariyerine yurtiçinde ve yurtdışında birçok hastanede yaptığı çalışmadan sonra 1997 yılında İstanbul Üniversitesinden aldığı Kalp ve Damar Cerrahisi Doçenti Ünvanıyla devam etti. 1998 – 1999 yılları arasında Maltepe Üniversitesi Doçentlik kadrosunda görev almasının ardından Siyami Ersek Göğüs Kalp ve Damar Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesinde Kalp ve Damar Cerrahisi Klinik Şefliği görevinde bulundu.

Yaklaşık 15 yıldır yaptığı ameliyatların dışında eğitimci göreviyle de tıp dünyasına bir çok Uzman Doktor kazandıran Doç. Dr. Bilgen’in tıbbi ilgi alanları içerisinde Erişkin Kalp ve Damar Cerrahisi, Aort Cerrahisi, Torako-abdominal Aort Cerrahisi, Endovasküler stent ve  Marfan Sendromu yer alıyor.

Türk Kalp ve Damar Cerrahisi Derneği (TKDCD) Yönetim Kurulu Üyeliği, Türk Kalp ve Damar Cerrahisi Derneği Aort Cerrahisi Çalışma Gurubunun kurulması, Ülkemizdeki ilk torasik endovasküler stent uygulamasının yapılması, ülkemizdeki ilk Marfan polikliniğinin Siyami Ersek Hastanesinde kurulması, TKDCD Aort Cerrahisi Tanı ve Tedavi Kılavuzu Editörlüğü gibi mesleki alanda önemli çalışmaları ve görevleri bir arada yürüten, Dr. Bilgen, Uzman Kalp ve Damar Cerrahları ve Uzman Anestezistlerden oluşan ekibiyle Erdem Hastahaneleri Kalp ve Damar Cerrahisi Direktörü olarak birçok ameliyata önderlik ediyor.
Meme Kanseri

Meme Kanseri

Meme, süt bezleri ve burada üretilen sütü meme başına taşıyan kanallardan oluşur. Bu süt bezleri ve kanalları döşeyen hücrelerin kontrol dışı olarak çoğalmalarına meme kanseri denir. Meme kanseri kadınlarda görülen kanser tipleri arasında birinci sırada yer almaktadır. Hayat boyu her 8 kadından birinin meme kanserine yakalanma riski vardır. Günümüzde meme kanserinin oluş nedeni tam olarak bilinmemektedir. Erkeklerde kadınlar kadar sık olmasa da görülme olasılığı vardır. Her meme kanseri olan 100 kadına karşılık 1 erkekte aynı hastalık oluşmaktadır.

Risk faktörleri

İleri yaş: Hastaların çoğunluğu 50 yaş üzerindedir.
Aile öyküsü: Annesinde veya kardeşinde meme kanseri öyküsü olanlarda risk iki kat artmaktadır.
Erken Menarş: 12 yaşından önce adet kanamasının başlaması riski arttırır.
Geç Menopoz: 55 yaşından sonra menopoza girilmesi meme kanseri riskini arttırır.
Geç doğum yapmak: 30 yaşından sonra hamile kalmak, hiç hamile kalmamak ve emzirmemek riski arttırır.
Alkol kullanımı: Günde 2 kadehten fazla alkol kullanımı riski arttırır.
Östrojen tedavisi: Çoğu çalışma 10 yıldan fazla östrojen alımının meme kanseri gelişiminde ufak bir risk artışına sebep olduğunu göstermektedir.
Meme kanseri hikayesi: Önceden meme kanseri olmuş hastaların diğer memelerinde kanser gelişme riski yüksektir. Bu risk yılda %1 ya da yaşam boyu % 10 oranındadır.
Radyasyona maruz kalmak: Radyoterapi uygulanan hastalarda yıllar sonra meme kanseri görülme riski artmaktadır, bu gruptaki hastalarda erken teşhise önem verilmelidir
Beslenme biçimi ve şişmanlık: Yaşlı ve şişman kadınlarda meme kanseri görülme olasılığı artmaktadır. Az yağlı, dengeli ve sebze-meyve ağırlıklı diyetin riski azalttığı bilinmektedir. Sigara ile meme kanseri arasındaki ilişki tam olarak gösterilememiştir. Ancak sigaranın diğer birçok organ kanserinde rol oynadığı bilinmektedir.

Memede kitle, meme başında veya cildinde çekilme, meme başı akıntısı, meme cildinde kızarıklık, meme cildinde portakal kabuğu görüntüsü önemli bulgular arasındadır. .

Memedeki kitlelerin %80''i kadınların kendisi tarafından ya tesadüfen ya da kendi kendine meme muayenesinde tespit edilmektedir. 40 yaşına kadar iki yılda bir, 40 yaş sonrası yıllık hekim muayenesi yapılmalıdır. 40 yaşına kadar hekim muayenesine ek olarak gerekirse ultrasonografi yapılır. Rutin takipte 40 yaş sonrası yılda bir yada en az iki yılda bir mamografi yapılmalıdır. Mamografi, düşük dozda çekilen bir meme rontgen filmidir. Memede, muayene ile saptanamayacak kadar küçük anormalliklerin tespit edilmesi amacı ile çekilir

Meme kanserinde günümüz tedavileri ile hasta erken evrede yakalanırsa 5 yıllık yaşam %100 olup ikinci evrede yakalanırsa %90’ın üzerindedir.
Ancak hastalık diğer organlara yayıldı ise 5 yıllık yaşam yalnızca %20 civarındadır. Bu sebeple meme kanseri taramaları son derece önemlidir.
En sık önerilen tarama şekli özel bir riski bulunmasa dahi 40 yaşını geçmiş her kadının yılda bir kez mamografi ile taranmasıdır. Ülkemizde Sağlık Bakanlığı KETEM (Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezi) kanser tarama merkezleri aracılığı ile taramalar yapmaktadır.

devamı
Stres Ekokardiyografi

Stres Ekokardiyografi

1. Stres ekokardiyografi nedir?
Stres ekokardiyografi (SE), egzersiz yöntemleriyle veya kalp atımını hızlandıran ilaçlarla yapılan bir ekokardiyografi uygulamasıdır. Egzersiz ekokardiyografi, koşu bandı efor testinde egzersiz protokolünün uygulanmasından hemen önce ve hemen sonra veya bisiklet egzersiz testi yardımıyla egzersizin her aşamasında ekokardiyografik görüntülerin kaydedilmesi şeklinde yapılmaktadır. Egzersiz EKG testinin yapılamadığı durumlarda (bacak damar hastalığı, kas kemik yapı kısıtlılığı) damar yoluyla dobutamin, adenozin, dipridamol gibi kalp ritmi ve kasılmasını artıracak ilaçların belli zaman aralıklarında artan dozlarda kullanılması ile ilaçlı stres ekokardiyografi yapılmaktadır.

Stres Ekokardiyografi Hangi Durumlarda Yapılır?
SE en sık ;
• Miyokard kanlanma bozukluğunu ve ciddiyetini saptamak,
• Akut kalp krizlerinden ve koroner damarlara yapılan girişimsel işlemlerden sonra risk belirlemek
• Kalp cerrahisi dışı cerrahi uygulanacak hastalarda operasyon öncesi risk değerlendirmek amacıyla uygulanmaktadır.
Amaç, kalbin kasılma kapasitesini gözlemlemek, koroner yetersizlik bulgularını araştırmak ve bazı kapak hastalıklarında cerrahi karara yardımcı olabilmektir. Stres ekokardiyografi sırasında Doppler akım sinyallerinin güçlendirilmesi, kalbin iç sınırının daha iyi görüntülenmesi ve kalp kası kanlanmasının gösterilmesi amacıyla gereken durumlarda kontrast ajanlar (boyalı ilaçlar) kullanılmaktadır.

2. Stres ekokardiyografi testi öncesi yapılması gerekenler nelerdir?
SE için ortalama 4-6 saatlik açlık gereklidir. Ayrıca bu 6 saatlik sürede sigara içilmemesi ve kafein içeren gıda (çay, kahve, çikolata, kola vb.) veya ilaç (bazı ağrı kesici ilaçlar kafein içerebilir) alınmaması gerekir. Bu test öncesinde kalpte kanlanma bozukluğunu engelleyecek bazı ilaçların 24 saat öncesinde kesilmesi gereklidir, buna testi isteyen doktor karar verecektir. Alınmasına izin verilen ilaçların testten 3-4 saat önce az miktarda su ile yutulmasında mahsur yoktur. Aç kalınması istenen tüm testlerde, şeker hastalarının şeker düzenleyici ilaçlarını yemek yenmesine izin verilene kadar almamaları gerekir. SE testi bittikten hemen sonra, yemek yenebilir.

3. Stres ekokardiyografi uygulaması nasıl yapılır?
Göğüse elektrodlar takılarak ve damar yolu açılarak hazırlık yapılır. Test süresi yaklaşır 1 saattir. Bu inceleme, göğsün üzerinde belli noktalardan kayıt alınarak yapılır. Kalbin dinlenme görüntüleri kaydedilir. Tercih edilen stres yöntemine bağlı olarak egzersiz testi veya ilaçlı uygulama yapılır. Egzersiz görüntüleri alınır. Daha sonra toparlanma dönemi görüntüleri kaydedilir. Kalp ritmi, kan basıncı izlenir, EKG kayıtları alınır. Test sırasında kalbin hızlı ve kuvvetli atması çarpıntı olarak algılanır. Bu durum normaldir. İlaçlı test sırasında (Dobutamin uygulaması) yanaklarda sıcaklık hissi ve kızarma, saçlı deride karıncalanma gibi belirtiler de normaldir. İşlem sırasında göğüs, kol ve çenede ağrı ve huzursuzluk hissedildiğinde, baş dönmesi, göz kararması ve nefes darlığı durumlarında hemen işlemi yapan doktora haber verilmelidir. Hasta işlemden sonra yarım saat süre ile dinlenme odasında gözlem altında tutulur. Testin yorumu, farklı fazlarda alınan görüntülerde, kalbin kasılma gücünü kıyaslayarak yapılmaktadır. Stres ekokardiyografik incelemede elde edilen bulgular doktor tarafından hastaya anlatılır ve yazılı bir rapor halinde 24 saat içinde verilir.

4. Stres ekokardiyografi uygulaması ile ilişkili istenmeyen olaylar söz konusu olabilir mi, işlemin riski nedir?
Stres ekokardiyografi güvenilir bir yöntemdir. İlaçlı stres ekokardiyografi sırasında ilaca bağlı başağrısı, terleme, çarpıntı, göğüs ağrısı, nefes darlığı ve bulantı gibi yan etkiler, sık olmamakla beraber görülmektedir. Nadiren kan basıncında ani düşme ve yükselme, kalpte kulakçıktan ve karıncıktan köken alan sürekli olmayan ani ritim bozulması, kalp hızında yavaşlama, işlem sırasında kalp damar kökenli göğüs ağrısı görülebilir.

 

devamı
Hamilelikte bu şikayet ameliyat sebebi !

Hamilelikte bu şikayet ameliyat sebebi !

  Hamilelikte en sık görülen şikayetlerden birisi hemoroid. Yalnız diğer problemler kadar masum olmayan bu şikayet, gebelikten sonra da kalabiliyor. Artan gebelik hormonlarıyla birlikte ilerleyen hemoroid, çok ağrıya sebep olurken, kan kaybına da sebep olabiliyor. Medikal tedaviye cevap vermediğinde, çaresi cerrahi operasyon!

  Gebelikte ortaya çıkan hemoroidin tedavisi ve önlemleri hakkında bilgi veren Çakmak Erdem Hastahanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Yasemin Çakar Kement, “Hemoroid anüs etrafındaki toplardamar ağının genişlemesi, şişmesi ve meme şeklinde aşağı sarkmasıdır. Hemoroid rahatsızlığı toplumda çok yaygın görülmektedir. En sık nedeni kabızlık ve genetik sebeplerdir. Anüsteki yerleşim yerlerine göre hemoroidler iç ve dış hemoroid olarak ikiye ayrılır.

  Gebelikte bebeğin büyümesiyle birlikte karın içi basınç artışı, kabızlık nedeniyle ıkınma, vücudun alt yarısında kanlanma artışı,  gebelikte artan progesteron hormonunun damar düz kaslarını gevşetici etkisi gibi nedenlerle hemoroid oluşma riski fazladır. Öyleki her üç gebeden biri hemoroidden şikayet eder ayrıca tüm bu sebeplerle birlikte gebelerde sadece hemoroid değil aynı zamanda bacaklarda ve dış genital organlarda da varisler ortaya çıkabilir.

  En sık görülen şikayetler başta kaşınma olmak üzere makat bölgesinde rahatsızlık hissi, ağrı ve kanamadır. Hemoroidlerin içindeki kan bazen pıhtılaşabilir bu durum tromboze hemoroid olarak adlandırılır ve şiddetli ağrıya sebep olur.

  Doğum sonrasında  hemoroidlerde hızlı bir iyileşme olduğu için tedavide daha çok medikal tedavi tercih edilmelidir. Cerrahi tedavi son seçenek olmalıdır. Tedavide öncelikle kabızlığı önleyici, doktorunuzun önerdiği, şurup veya haplar, ağrıyı, kaşıntıyı ve ödemi azaltacak fitil, krem ve ağrı kesiciler kullanılmalıdır. Ayrıca günde bir kaç kez ılık suda 20 dakikayı geçmeyecek şekilde oturmak çoğu zaman yeterli olmaktadır. Tromboze hemoroid geliştiğinde lokal anastezi altında cerrahi eksizyon yapılabilir.

Hemoroidden korunmak için düzenli beslenme ve egzersiz şart !

  Hemoroidden korunmak için gebelerin,  düzenli saatinde beslenmeleri, bol miktarda lifli gıda ve sıvı tüketmeleri, günde 2 litre su içmeleri kabızlığa engel olarak hemoroide karşı koruyucu olacaktır. Ayrıca düzenli egzersizler ve kegel egzersizlerinin yapılmasıyla birlikte makat bölgesindeki kasların çalışması ve damarlardaki kan akışının hızlanması sağlanarak hemoroid oluşumu  önlenebilir.

  Hemoroidler normal vajinal doğuma engel değildir ancak çok büyük hemoroid pakelerinin varlığında özellikle zor doğumlarda fazla ıkınmaya bağlı olarak aşırı kanama meydana gelebilir.” dedi.

 

devamı