Ağız ve Diş Sağlığı

Ağız ve Diş Sağlığı Kliniğimiz; uzman kadrosu ve sahip olduğu ileri teknoloji ile titiz, güvenli ve kaliteli bir hizmet sunmaktadır.

Kliniğimizde hem çocuklara hem yetişkinlere hizmet sunulmaktadır.

Diş Polikliniğinde Yapılan İşlemler

  • Çene Cerrahisi İşlemleri
    • Gömülü diş çekimi (mukoza ve kemik retansiyonlu)
    • Kist tedavileri
    • Kök ucu rezeksiyonu 
      • İmplant (eksik dişlerin tamamlanması)
      • Ortodontik Tedavi (çapraşık dişlerin düzeltilmesi)
      • Protetik İşlemler
    • Sabit protezler
      • Empres - estetik restorasyonlar
      • Zirkonyum - estetik restorasyonlar
      • Metal destekli porselenler
      • Laminate
  • Hareketli protezler
    • Klasik total parsiyel protezler
    • Hassas bağlantılı (sürgülü) protezler
      • Konservatif Tedaviler (tedavi ve estetik amaçlı kompozit dolgular)
      • Endodontik Tedavi
    • Kanal tedavi
    • Apseli ve kistli dişlerin tedavisi
  • Periodontal Hastalıkların Tedavisi
    • Diş eti hastalıkları
    • Küretaj
    • Flap operasyonu
  • Pedodonti
    • 6-12 yaş süt ve sürekli dişlerin tedavisi
Nörolojik Problemleri Olan Çocuklarda Beslenme

Nörolojik Problemleri Olan Çocuklarda Beslenme

Çocuğunuzu Beslemek İçin Ne Kadar Zaman Ayırıyorsunuz ?
Nörolojik problemleri olan çocukların aileleri çocuklarının beslenmesi için çok daha uzun saatlerini harcayabilmektedir.  Aileler bu duruma alışmış olsalar da çok uzun beslenme saatleri çocuklarının ve kendilerinin ruh sağlığı açısından sakıncalar yaratmaktadır. Nörolojik problemi olmayan çocuklarda beslenme için günde 50 dakika ayrılmaktayken, nörolojik problemleri olan  çocuklarda bu süre ortalama 3.5 saat hatta bazen 7.5 saati bulabilmektedir.  Ancak bilinmelidir ki beslenme için ayrılan sürenin uzaması çocuğunuzun yeterli beslendiği anlamına gelmez. Oysa yeterli beslenme çocuğunuzun tedavisinin vazgeçilmez parçasıdır.


Yemek Saatleri Çocuğunuz ve Sizin İçin Korkutucu Mu?
Nörolojik problemleri olan çocuklarda sıklıkla beslenme bozuklukları ve yutma problemleri görülmektedir. Bu problem ağızdan belsenen çocuklarda yiyeceklerin soluk borusuna kaçmasına neden olabileceği gibi yeterli besin ve sıvı almasına da engel olabilir. Tüm bunlar çocuğunuzun ve belki de sizin yemek saatlerini stresli geçirmenize sebep olabilir. Yemek saatlerinin stresli geçmesi çocuğunuzun her geçen gün yemekten uzaklaşmasına daha kolay yiyebildiği besinlere yönelerek tek yönlü beslenmesine sebep olabilir. Yetersiz ve dengesiz beslenme bu saatleri giderek daha stresli hale getirir.


Çocuğunuzun Kilo Alması Yeterlimi ?
Nörolojik problemleri olan çocukların neredeyse yarısınde beslenme yetersizliği olduğu için beraberinde büyüme ve gelişme geriliği de görülür. Yetersiz beslenme kas gelişiminide olumsuz etkiler. Ağız ve çevresi kaslarının güçsüzlüğü besinlerin yetersiz alımına sebep olur, yetersiz besin alımı kas gelişimini daha da olumsuz etkiler ve bir kısır döngü oluşur. Çocuğunuzun yetersiz beslendiğini sadece kilo kaybetmesi ile değil son 2-3 ay içinde hiç kilo almaması ile anlayabilirsiniz.


Çocuğunuzda Solunum Problemi Var Mı?
Yutma sorunu yaşayan çocuğunuzda yiyeceklerin soluk borusuna kaçma riski artar. Ağız ve çevresi kaslarının güçsüzlüğü öksürme refleksinin kaybolmasına neden olur ve besinler dışarı atılamaz, akciğere kaçar. Bu nedenle çocuğunuzda çok sık akciğer enfeksiyonu gelişir. Yetersiz beslenme bağışıklık sisteminde de yetersizliğe sebep olacağı için enfeksiyona yatkınlık olur. Yetersiz beslenme ile birlikte sık tekrarlayan akciğer enfeksiyonları çocuğunuzun büyüme ve gelişimini daha da olumsuz etkiler.

devamı
Stres Ekokardiyografi

Stres Ekokardiyografi

1. Stres ekokardiyografi nedir?
Stres ekokardiyografi (SE), egzersiz yöntemleriyle veya kalp atımını hızlandıran ilaçlarla yapılan bir ekokardiyografi uygulamasıdır. Egzersiz ekokardiyografi, koşu bandı efor testinde egzersiz protokolünün uygulanmasından hemen önce ve hemen sonra veya bisiklet egzersiz testi yardımıyla egzersizin her aşamasında ekokardiyografik görüntülerin kaydedilmesi şeklinde yapılmaktadır. Egzersiz EKG testinin yapılamadığı durumlarda (bacak damar hastalığı, kas kemik yapı kısıtlılığı) damar yoluyla dobutamin, adenozin, dipridamol gibi kalp ritmi ve kasılmasını artıracak ilaçların belli zaman aralıklarında artan dozlarda kullanılması ile ilaçlı stres ekokardiyografi yapılmaktadır.

Stres Ekokardiyografi Hangi Durumlarda Yapılır?
SE en sık ;
• Miyokard kanlanma bozukluğunu ve ciddiyetini saptamak,
• Akut kalp krizlerinden ve koroner damarlara yapılan girişimsel işlemlerden sonra risk belirlemek
• Kalp cerrahisi dışı cerrahi uygulanacak hastalarda operasyon öncesi risk değerlendirmek amacıyla uygulanmaktadır.
Amaç, kalbin kasılma kapasitesini gözlemlemek, koroner yetersizlik bulgularını araştırmak ve bazı kapak hastalıklarında cerrahi karara yardımcı olabilmektir. Stres ekokardiyografi sırasında Doppler akım sinyallerinin güçlendirilmesi, kalbin iç sınırının daha iyi görüntülenmesi ve kalp kası kanlanmasının gösterilmesi amacıyla gereken durumlarda kontrast ajanlar (boyalı ilaçlar) kullanılmaktadır.

2. Stres ekokardiyografi testi öncesi yapılması gerekenler nelerdir?
SE için ortalama 4-6 saatlik açlık gereklidir. Ayrıca bu 6 saatlik sürede sigara içilmemesi ve kafein içeren gıda (çay, kahve, çikolata, kola vb.) veya ilaç (bazı ağrı kesici ilaçlar kafein içerebilir) alınmaması gerekir. Bu test öncesinde kalpte kanlanma bozukluğunu engelleyecek bazı ilaçların 24 saat öncesinde kesilmesi gereklidir, buna testi isteyen doktor karar verecektir. Alınmasına izin verilen ilaçların testten 3-4 saat önce az miktarda su ile yutulmasında mahsur yoktur. Aç kalınması istenen tüm testlerde, şeker hastalarının şeker düzenleyici ilaçlarını yemek yenmesine izin verilene kadar almamaları gerekir. SE testi bittikten hemen sonra, yemek yenebilir.

3. Stres ekokardiyografi uygulaması nasıl yapılır?
Göğüse elektrodlar takılarak ve damar yolu açılarak hazırlık yapılır. Test süresi yaklaşır 1 saattir. Bu inceleme, göğsün üzerinde belli noktalardan kayıt alınarak yapılır. Kalbin dinlenme görüntüleri kaydedilir. Tercih edilen stres yöntemine bağlı olarak egzersiz testi veya ilaçlı uygulama yapılır. Egzersiz görüntüleri alınır. Daha sonra toparlanma dönemi görüntüleri kaydedilir. Kalp ritmi, kan basıncı izlenir, EKG kayıtları alınır. Test sırasında kalbin hızlı ve kuvvetli atması çarpıntı olarak algılanır. Bu durum normaldir. İlaçlı test sırasında (Dobutamin uygulaması) yanaklarda sıcaklık hissi ve kızarma, saçlı deride karıncalanma gibi belirtiler de normaldir. İşlem sırasında göğüs, kol ve çenede ağrı ve huzursuzluk hissedildiğinde, baş dönmesi, göz kararması ve nefes darlığı durumlarında hemen işlemi yapan doktora haber verilmelidir. Hasta işlemden sonra yarım saat süre ile dinlenme odasında gözlem altında tutulur. Testin yorumu, farklı fazlarda alınan görüntülerde, kalbin kasılma gücünü kıyaslayarak yapılmaktadır. Stres ekokardiyografik incelemede elde edilen bulgular doktor tarafından hastaya anlatılır ve yazılı bir rapor halinde 24 saat içinde verilir.

4. Stres ekokardiyografi uygulaması ile ilişkili istenmeyen olaylar söz konusu olabilir mi, işlemin riski nedir?
Stres ekokardiyografi güvenilir bir yöntemdir. İlaçlı stres ekokardiyografi sırasında ilaca bağlı başağrısı, terleme, çarpıntı, göğüs ağrısı, nefes darlığı ve bulantı gibi yan etkiler, sık olmamakla beraber görülmektedir. Nadiren kan basıncında ani düşme ve yükselme, kalpte kulakçıktan ve karıncıktan köken alan sürekli olmayan ani ritim bozulması, kalp hızında yavaşlama, işlem sırasında kalp damar kökenli göğüs ağrısı görülebilir.

 

devamı
Hamilelikte bu şikayet ameliyat sebebi !

Hamilelikte bu şikayet ameliyat sebebi !

Hamilelikte en sık görülen şikayetlerden birisi hemoroid. Yalnız diğer problemler kadar masum olmayan bu şikayet, gebelikten sonra da kalabiliyor. Artan gebelik hormonlarıyla birlikte ilerleyen hemoroid, çok ağrıya sebep olurken, kan kaybına da sebep olabiliyor. Medikal tedaviye cevap vermediğinde, çaresi cerrahi operasyon!

Gebelikte ortaya çıkan hemoroidin tedavisi ve önlemleri hakkında bilgi veren Çakmak Erdem Hastahanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Yasemin Çakar Kement, “Hemoroid anüs etrafındaki toplardamar ağının genişlemesi, şişmesi ve meme şeklinde aşağı sarkmasıdır. Hemoroid rahatsızlığı toplumda çok yaygın görülmektedir. En sık nedeni kabızlık ve genetik sebeplerdir. Anüsteki yerleşim yerlerine göre hemoroidler iç ve dış hemoroid olarak ikiye ayrılır.

Gebelikte bebeğin büyümesiyle birlikte karın içi basınç artışı, kabızlık nedeniyle ıkınma, vücudun alt yarısında kanlanma artışı,  gebelikte artan progesteron hormonunun damar düz kaslarını gevşetici etkisi gibi nedenlerle hemoroid oluşma riski fazladır. Öyleki her üç gebeden biri hemoroidden şikayet eder ayrıca tüm bu sebeplerle birlikte gebelerde sadece hemoroid değil aynı zamanda bacaklarda ve dış genital organlarda da varisler ortaya çıkabilir.

En sık görülen şikayetler başta kaşınma olmak üzere makat bölgesinde rahatsızlık hissi, ağrı ve kanamadır. Hemoroidlerin içindeki kan bazen pıhtılaşabilir bu durum tromboze hemoroid olarak adlandırılır ve şiddetli ağrıya sebep olur.

Doğum sonrasında hemoroidlerde hızlı bir iyileşme olduğu için tedavide daha çok medikal tedavi tercih edilmelidir. Cerrahi tedavi son seçenek olmalıdır. Tedavide öncelikle kabızlığı önleyici, doktorunuzun önerdiği, şurup veya haplar, ağrıyı, kaşıntıyı ve ödemi azaltacak fitil, krem ve ağrı kesiciler kullanılmalıdır. Ayrıca günde bir kaç kez ılık suda 20 dakikayı geçmeyecek şekilde oturmak çoğu zaman yeterli olmaktadır. Tromboze hemoroid geliştiğinde lokal anastezi altında cerrahi eksizyon yapılabilir.

Hemoroidden korunmak için düzenli beslenme ve egzersiz şart !

Hemoroidden korunmak için gebelerin, düzenli saatinde beslenmeleri, bol miktarda lifli gıda ve sıvı tüketmeleri, günde 2 litre su içmeleri kabızlığa engel olarak hemoroide karşı koruyucu olacaktır. Ayrıca düzenli egzersizler ve kegel egzersizlerinin yapılmasıyla birlikte makat bölgesindeki kasların çalışması ve damarlardaki kan akışının hızlanması sağlanarak hemoroid oluşumu önlenebilir.

Hemoroidler normal vajinal doğuma engel değildir ancak çok büyük hemoroid pakelerinin varlığında özellikle zor doğumlarda fazla ıkınmaya bağlı olarak aşırı kanama meydana gelebilir.” dedi.

devamı