"Ben Yaşamadım Çocuğum Yaşasın" Düşüncesi Mutsuzluk Sebebi

"Ben Yaşamadım Çocuğum Yaşasın" Düşüncesi Mutsuzluk Sebebi

Günümüzde eğitim seviyesinin artmasıyla birlikte çalışan annelerin de sayısı arttı. Ekonomik gücü artan aileler, çocuklarına artık daha çok para harcarken, daha az zaman ayırıyor.  Özellikle de ailelerin maddi açıdan giderek güçlenmesiyle “ben yaşamadım, çocuğum yaşasın” düşüncesi ailelerin hayatlarının merkezine oturuyor ve çocukları için hiçbir masraftan kaçınmıyorlar. Halbuki bu tutum mutlu olmayan, tatminsiz, ne istediğini bilmeyen çocuklara ve gelecekte bir çok psikolojik sıkıntılarla karşılaşacak bireylere sebep oluyor.

Çocuklarınızın mutlu olmasını her anne baba gibi siz de istersiniz. Hele bir de siz onun yaşındayken hayalinizdeki kırmızı ayakkabıyı ya da arabayı alamadıysanız, babanız ya da anneniz size çok sarılmadıysa, özel bir okulda okuyamadıysanız ya da alışverişe gittiğinizde canınızın çektiği her şeyi alamadıysanız... Buraya kadar bir sıkıntı yok. Ancak gayet masum gibi görünen “ben yaşayamadım, çocuğum yaşasın, hiçbirşeyden eksik kalmasın" düşüncesi sonrasında ciddi davranış bozukluklarına sebebiyet vermektedir.

Nasıl mı?

  • Her zaman her istediği olan çocuk mutsuz, tatminsiz, huzursuz olur. Neyden nasıl mutlu olacağını tam olarak kestiremez. Çünkü daha elindekinin kıymetini anlamadan başka bir uyarıcı önüne geliverir. Bu defa ona yönelir ancak ondan da diğerleri gibi çabucak bıkar. Sonra “ben senin yaşındayken bir tane oyuncağı zor buluyordum, sen neden kıymet bilmiyorsun, teşekkür!” sitemleri baş gösterir.
  • Davranışlarınız ve sözleriniz paralel gitmelidir. “Sen kendin için ders çalışıyorsun bizim için değil.” derken bir yandan da iki dakika ödevin başına geç oturduğunda telaşlanır veya iyi not aldığında bu durumu bir hediye ile ödüllendirirseniz, başarısını / başarısızlığını diğer çocuklarla kıyaslarsanız sanki sizin için çalışıyormuş izlenimi vermiş olursunuz.
  • Aynı zamanda çocuğunuzun sorumluluklarını ondan çok üzerinize almaktır bu durum. Sürekli arkasından iten birileri olduğunda neden ödevini kendi oturup yapmaya başlasın ki ya da neden odasını toplasın? 1 ay önce verilen performans ödevini hala yapmayan çocuğunuz üzülmesin, düşük not almasın diye son akşam sizin yapmanız ya da karne günü ondan çok heyecanlanıp, elinden koşup almak notlarını.
  • Tek uğraşınız çocuğunuz olmasın. Hayattaki tek odak noktanız çocuğunuz olursa, tüm kaygılarınız, beklentileriniz, öfkeleriniz de ondan yana olur. Sizin yapamadıklarınızı ya da hayallerinizi gerçekleştirmesini ondan beklemek çok da işe yarar bir düşünce olmayacaktır. Çocuğunuz size “ben istediğim bölümü okuyacağım, senin istediğin mesleği seçmeyeceğim.” dediğinde anlam veremez, yıkılırsınız.
  • Çok fazla verici olduğunuzda yani onun adına her şeyi planlayıp adeta bir fanusta büyüttüğünüzde, bunun karşılığını da ister istemez beklersiniz. Evlendiğinde eşi ile anlaşamaz ya da ona kızan öğretmenine çıkışırken bulabilirsiniz kendinizi.
29.05.2017