Tekrarlayan Gebelik kayıplarında umutsuzluğa kapılmayın

20. gebelik haftasından önce ve her bir fetüs 500 dan daha düşük ağırlıkta iki veya üç ardaşık gebelik kaybı ; tekrarlayan kayıp (habituel abortus) olarak adlandırılır. Yaklaşık % 1 oranında görülür.

Tekrarlayan gebelik kayıplarında tekrar düşük yapma riski % 30 civarındadır.  Çiftlerin umutsuzluğa kapılmaları doğru olmaz zira % 60 olasılıkla canlı çocuğa sahip olurlar.
Tekrarlayan gebelik Kayıpları Hakkında bilgi veren Erdem Hastahanesi Tüp Bebek Klinik Sorumlusu Doç. Dr. Serap Yaltı, “Anne ve/ veya babaya ait kromozom anormallikleri sonucu genetik olarak hatalı embriyo ortaya çıkabilir . Dengeli translokasyon en sık görülen kromozom anomalisidir. Eğer çiftlerde anormal bir kromozom dizini yok ,  fakat oluşan embriyoda  kromozomal anormallik tespit ediliyorsa bu defa soy ağacı incelenmelidir. Tedavi alternatiflerinden biri preimplantasyon genetik taramadır. Burada tüp bebek yöntemi ile oluşan embriyodan biopsi alınır ve tamamen normal görüleni anneye transfer edilir. Bir diğer seçenekse babada hata varsa donör spermi kullanılması, annede hata varsa donör yumurtası kullanılmasıdır. Her ikisinde de hata varsa donör embriyo kullanımı olmalıdır.

Tekrarlayan gebelik kayıplarının bir diğer nedeni uterus  ( rahim ) anormallikleridir. Rahimde anatomik olarak mevcut bozukluklar % 15 vakada sorumludur. Bu tür kayıplar sıklıkla 3. ay ve sonrasında görülür. En çok rahim içinde septum ( bölme ) bu olaylara neden olur.  Rahim ağzı yetersizliği 3 . aydan sonra ağrısız olarak rahim ağzının açılması ve fetüsün kaybına neden olur. Bunu önlemenin tek yolu teşhis koymakta gecikmeden 12. haftada rahim ağzını dikmektir. Rahimde anatomik bir bozukluk olup olmadığı tanısı en net histeroskopi  (rahimin içinin ışıklı bir kamera sistemiyle incelenmesi ) ve histerosalpingografi  (ilaçlı rahim filmi) ile saptanır.” dedi.

Hormonal bozukluklar gebelik kaybına neden olabilir

Gebelik kayıplarının nedenlerinden bahseden Doç. Dr. Yaltı, “Bazen tekrarlayan gebelik kayıplarında neden hormonal bozukluklar olabilir. Tartışmalı olmakla beraber progesteron yetmezliği  ( luteal yetmezlik ) fetüs için gereken endometrium yatağının oluşumunu engeller ve düşüğe neden olur. Tedavide anne adayına progesteron içeren ilaçlar verilir. Kontrol altına alınmamış şeker hastalığı ve tiroid hastalıkları da tekrarlayan fetal kayıp nedenleridir. Tedavide bu hormon bozuklukları düzeltilmelidir.
Erken gebelik kayıplarında bazı mikrobial ajanlar suçlanmıştır. Ureoplazma, toxoplazma, klamidya, listeria, herpes , neisseria, sitomegalovirüs bunlardan bazılarıdır. Gerektiği şekilde ilaç tedavisi yapılmalıdır.

Bazı kollajen hastalıklarda da tekrarlayan fetal kayıplar olur.  Bunun yanısıra damar iç tabakalarında pıhtılaşmalar yaparak  hasar oluşturan antikorlar antifosfolipit sendromu olarak adlandırılırlar. Tanıda kanda lupus antikoagülan ve antikardiolipin antikor  titreleri değerlendirilir. Bu vakalarda düşük doz aspirin ve/ veya heparin kullanılır.

Tekrarlayan gebelik kaybı olan vakalarda kadının HLA ları partneri  ile fazlaca benzerlik gösterir. Ayrıca blokan antikor seviyeleri,  antilökositotoksik antikor düzeyleri de düşüktür. Kısaca anne adayının  immunolojik olarak cevabı gebeliği koruyacak düzeyde olmayabilir. Bu vakalarda lökosit immunoterapi uygulanmakta olup bu tedavi seçeneği tartışmalıdır.
Ayrıca tekrarlayan gebelik kaybı olan vakaların yarısında da herhangi bir neden saptanamaz.” dedi.

03.11.2010