Bebek sahibi olmak için vakit kaybetmeyin

Kadın vücudunda gün geçtikçe azalan yumurtalık sayısı, geç yaşlarda çocuk sahibi olmayı güçleştiriyor.

Konu hakkında detaylı bilgi veren ve dış gebelik hakkında bilinmesi gerekenleri anlatan Erdem Hastahanesi Tüp Bebek Klinik Sorumlusu Doç. Dr. Serap Yaltı, “Yumurtalıklardaki yumurta  (folikül) sayısını , yeterliliğini ifade etmek için rezerv tanımı kullanılır. Rezervi  azalan hastaların gebe kalma şansları da azalır. Normalde ergenlik çağında 350 bin civarında olan yumurta öncesi hücreler yıllar geçtikçe tükenir. Her adet döneminde yaklaşık 1000 civarında yumurta taslağı tükenir. Özellikle 35 li yaşlardan sonra tükenme çok hızla olur.

Tüp bebek tedavisine alınacak hastalarda tedaviye verilecek yanıtın ön görülmesi amacıyla mutlaka yumurtalık rezervi değerlendirilmelidir. Hastanın biolojik yaşı kronolojik yaşından daha önemlidir.

Adetin 2-3.günü kanda FSH ve  östrojen  hormon düzeyine bakılır. Bu değer ne kadar yüksekse rezerv o kadar   az demektir. Pratikte uygulanmamakla beraber adetin 3. günü kanda inhibin B  ölçülebilir. Değer ne kadar düşükse gebelik şansı o kadar azdır. Adetin 2-3. günü  yumurtalıklara ultrasonla bakılır. Öncü yumurta taslak sayısı düşükse gelişecek yumurta da az olacaktır ve hastanın şansı düşecektir.

Bunların yanısıra pratikte kullanmadığımız ama akademik olarak çalışılan klomifen sitrat uyarı testi  vardır. Bunda adetin 3.günü kanda FSH hormonu ölçülür, hastaya 5-9 .günlerde klomifen 100 mgr verilir.10. günde tekrar FSH düzeyine bakılır. Eğer 10 .günde FSH değeri yükselirse hastanın şansı azalmış olarak kabul edilir. Akademik değeri olan diğer testler ise GnRH –a uyarı testi ve EFORT testleridir.

Yaş tüp bebek tedavisinde de önemli bir etken

Kadın yaşı tüp bebek tedavisinde en önemsediğimiz parametredir. Yaş ilerledikçe şans azalır. Hem yumurtalık cevabı azalır, hem de yumurta kalitesi bozulabilir, yumurtalar yaşlanır. Ancak rahim içinin embriyoyu kabul etmesinde yaşla değişen bir olumsuzluk yoktur.” dedi.

15.12.2010