Her Gün Yeni Bir Yıl Olsun !

2012 yılına ait son günlerimizi yaşıyoruz. Hayalimiz yeni yıla mutlu girmek ve daha iyi geçirmek. 

Yeni yılı mutlu geçirmek için çoğumuz kendimizi alışverişe veriyor ve eğlenceli partilere katılıyoruz. Fakat uzmanlar hangi yıla girersek girelim düşüncelerimizin merkezinde olumsuzluk varsa, mutlu olmayacağımızı belirtiyor.

2013 yılına depresyonu geride bırakarak girmek ve zihnimizdeki olumsuz düşüncemizi değiştirmek konusunda önerilerde bulunan Erdem Hastahanesi Klinik Sağlık Psikoloğu İdil Saliha Küntüz, “Her yerin rengarenk, ışıl ışıl olduğu, mağazaların indirim için yarıştığı,  beklentilerin arttığı ve planların gelen yıla göre yapıldığı bir zamandayız.  Hayaller içinde artan motivasyon ile cüzdanları boşaltıp,  kredi kart limitlerini doldurarak  eğlencenin ve tüketimin uç sınırlarına dayanıyoruz.
 
Bir çoğumuz her yeni yılı büyük umutlar ile bekliyor ve önümüze büyük hedefler koyuyoruz. Eğer bu yıl da iyi geçmemişse; evren kesin bize küsmüş, merhametini bizden esirgemiş oluyor. Tüm kötü niyeti ile bu yıl da bizi sevmiyor. Halbu ki tüm sorumluluğu yeni yıla verince, gücü de ona veriyoruz. Daha başarılı, daha zayıf, daha aşk dolu, daha kaliteli ilişkiler, daha kariyerli bir iş hayatı, daha geniş bir sosyal çevre ve hatta patronumuzun bizi daha çok sevmesi için yeni gelen yılın da sevgi dolu, bereketli kucağını açması gerekiyor.

Kendimiz işe geç kalsak da, verilen sunumları ertelesek de, ilişki içinde kırıcı, bencil olsak da ya da tıkanırcasına gizli gizli yemek yesek de suç bizim değil. Suç, geçmiş ve gelecek yılın.  Tabi ki sonra güçsüzlük acizlik ile birlikte kapıyı çalıyor ve sonra ver elini depresyon...

Peki bunların olmaması için biz neler yapabiliriz?

Öncelikle sorumluluğu ele almak gerekiyor. Tabi ki hayatta her şeyi kontrol edemeyiz.  Ancak bulunduğumuz mekan ve zamanda olan olaylarda duygu, davranış ve düşüncelerimiz bizim kontrolümüz altındadır. Dolayısıyla süreç içindeki yerimize, uzaktan daha tarafsız bakmak gerekmektedir. Ne olsa daha az sinirleniriz ya da ne olsa daha az kırılırız ve surat asarız? Acaba onun bu davranışını kötü niyetle yaptığına dair bir kanıtımız var mıydı ki bağırdık? Yoksa biz reddedildiğimizi düşündüğümüz için mi tepki verdik?

Ardından, hedefler...

Onları daha makul tutmak, motivasyonu kaybetmeden başarmamızı sağlar. Çünkü ne kadar büyük hedefler koyarsak, gerçekleştirmesi o kadar zor olmaktadır. Örneğin kilolu bir kişinin "Bu sene amacım hiç ama hiç tatlı yememek!" demesi bir amaç edindirir ona. Ancak, kendisine bu kadar yüklendiği için de baskı hisseder ve belki de tenha köşelerde en kısa zamanda en fazla tatlıyı yemeye çalışır. Bir düşünür, "Hedefler, yoldaki lambalardır ve ulaşmak için değil daha hızlı yürümek içindir." demiştir.
 
Sonuç olarak, ne dünde, ne de gelecekte yaşamak işimizi kolaylaştırır. Anı kaçırmadan hissederek yaşamak gerekir. Sahip olduğumuz gücü, değeri görüp, bilip ve benimseyip her gün sanki yeni bir yılmış gibi yaşamak. İşte bu olsun hedefimiz.

 

26.12.2012