İnflamatuvar Bağırsak Hastalıkları

İnflamatuvar Bağırsak Hastalıkları

İnflamatuvar bağırsak hastalığı; karın ağrısı, ishal ( kanlı veya kansız), kilo kaybı, gelişme geriliği, ateş, deri döküntüleri, bazen eklem ağrısı-şişliği gibi bulgularla ortaya çıkan, süreğen bir hastalıktır. Crohn ve ülseratif kolit hastalıkları için genel bir başlık olarak kullanılır. Ancak çocuklarda bu iki hastalığın ayırımı her zaman kolay olmaz. Crohn hastalığı ağızdan makata kadar sindirim sisteminin tüm bölge ve katlarını tutabilirken, ülseratif kolit kalın bağırsağı ve bağırsağın mukoza dediğimiz iç yüzeyini etkileyen bir hastalıktır. Her iki hastalık da bağırsaklarda ülserlere neden olur.

İnflamatuvar Bağırsak Hastalığının Sebebi Nedir?

İnflamatuvar bağırsak hastalığının nedenleri tam bilinememektedir. Hastalığa genetik bir yatkınlık olduğuna ilişkin veriler vardır ve hastaların %15-30 kadarında ailede bir başka hasta birey olması bu görüşü güçlendirmektedir. Beslenme özelliklerini de içeren çeşitli çevresel faktörler, kişinin bağışıklık sistemine ilişkin özellikler hastalığın gelişimi ve ortaya çıkışında rol oynar. Stres belirtilerin alevlenmesine neden olabilir.

Ülseratif Kolit

Ülseratif kolit (ÜK) kolonun mukoza tabakasına sınırlı bölümlerinin tekrarlayan inflamasyonu ile karakterizedir. En sık rektumda görülür, kolonun diğer bölümlerine süreklilik arzederek yayılır. Ülseratif kolitte genellikle sık tekrarlayan kanlı ishal şikayetleri mevcuttur. Semptomları kolik tarzda karın ağrısı, sıkışma ve tenesmus içerir. Hastalarda ateş, halsizlik ve kilo kaybı olabilir.

  • Tanıda kolonoskopide mukozal ödem, frajilite ve konfluen ülserasyon ile karakterize görünüm anahtar noktadır.
  • Ülseratif kolit alevlenmesi ile başvuran hastada enterik enfeksiyonun ekarte edilmesi için dışkı kültürleri,Clostridium difficile için toksin ve imünomodülatör tedavisi alan hastalarda muhtemel citomegalovirus enfeksiyonunu ekarte etmek için rektal biopsi almak gerekir.
  • Tedavinin temelini 5-aminosalisilik asit türevleri, kortikosteroidler, immünsüpresif tedaviler ve biyolojik tedavileri içerir.
  • Ülseratif kolitli hastada yüksek ateş ve karın ağrısı varsa perforasyon veya megakolon komplikasyonları açısından değerlendirilmelidir.
  • ÜK ve pankolitte 8 yıldan fazla süren sol-taraflı kolit kolorektal kanser riskinde artış ile ilişkilidir, hastalara bu yüzden en az 2 yılda bir displazi için kolonoskopi taraması yapılması gerekir.

Crohn Hastalığı

Crohn hastalığı (CH) sindirim sisteminin fokal, asimetrik, transmural tutulumla seyreden ağızdan anüse kadar her yerde olabilen inflamatuvar hastalığıdır.

  • CH’ında patognomonik klinik, histolojik, endoskopik bulgu yoktur. Endoskopik ve radyolojik olarak ya da biyopsi / cerrahi materyalde granülomla birlikte olan (ancak şart değil) devamlılık göstermeyen bağırsak inflamasyonu CH’ının başlıca bulgusudur.
  • CH’da terminal ileum ve çekum en sık etkilenir. Perianal tutulum hastalığın bir özelliği olmasına rağmen, rektum kolona nispeten korunmuştur.
  • CH remisyon ve alevlenmeler ile giden kronik, tekrarlayan bir hastalıktır.
  • Komplikasyonlar fistül, apse, perianal hastalığı ve darlık şeklinde görülür.
  • CH seyrinde sigara içimi özellikle kadınlarda uzun dö- nemde mortalite riskini arttırır. 
  • CH tedavisinde 5-aminosalisilik asit türevleri, antibiyotikler, kortikosteroidler ve diğer immünsupresif tedaviler kullanılmaktadır.

İnflamatuvar bağırsak hastalığında, beslenmenin düzenlenmesi önem taşır. Crohn hastalığında özel besin ürünleri ile (elementer mamalar) beslenme bazı olgularda tek başına tedavi edici yaklaşım olarak seçilebilir. Beslenme, psikolojik destek, ilaç tedavisi, cerrahi tedaviyi kapsayan tedavi bütününü doktor ve aile her hastaya özgü olarak birlikte planlamalıdır. 
Cerrahi müdahale; fazla miktarda kanama, bağırsak duvarında ciddi anlamda ilerlemiş ülserler, ilaç tedavisinden yanıt alınamıyorsa, bağırsaklarda tıkanıklık mevcutsa düşünülebilir. İnflamatuvar bağırsak hastalığı, uzun süreli bir hastalık olmasına rağmen, düzenli bir tedavi ve iyi bir takip ile pek çok hasta kaliteli bir yaşam sürdürebilir.

Prof. Dr. Aytaç Atamer / Gastroenteroloji

Çamlıca Erdem Hastahanesi

 

26.01.2017