Prostat Kanserinde Tanı ve Tedavi

Prostat Kanserinde Tanı ve Tedavi
Prostat kanseri Avrupa’da en sık rastlanılan kanserdir ve kanserden ölümde ikinci sıradadır. Prostat kanserinin ileri yaşlarda görülme sıklığının artması ve uzayan yaşam süresi hastalığın görülme sıklığını da göreceli olarak arttırmaktadır. Ancak son zamanlarda prostat kanseri gelişme mekanizmaları, yeni tanı yöntemleri, cerrahi ve medikal tedavi yöntemlerine yönelik araştırmalarda çok ciddi ilerleme sağlanmıştır.
 
Prostat Kanseri'nde Başlıca Risk Faktörleri
 
  • İleri yaş
  • Irk
  • Aile öyküsü
Aile öyküsünde birinci derecede akrabada hastalığın bulunması ile risk 2 katına çıkmakta, iki veya daha fazla birinci derece akrabalarda bulunmasıyla bu oran 5-11 kat arasında artış göstermektedir.
 
Tanı
 
Prostat kanseri tanısı biyopsi veya iyi huylu prostat büyümesi için yapılan ameliyat sonucunda elde edilen prostat dokusunda karsinomun histopatolojik olarak gösterilmesiyle konur.
 
Hastaların %18’inde prostat kanseri tanısı PSA değerinden bağımsız olarak, sadece muayene bulgusunun yönlendirmesi ile koyulmaktadır.
 
Ayrıca kişide prostat kanserinin olmadığını kesinlikle gösterecek bir PSA düzeyi de yoktur. Bunun yanında yüksek saptanan ilk PSA düzeyi de hemen biyopsi kararı aldırmamalıdır. Avrupa Üroloji Kılavuzu, birkaç hafta sonra (ejekuasyon olmadan, kataterizasyon, sistoskopi, TUR gibi girişimler yapılmaksızın ve idrar yolu enfeksiyonu olmadığı kanıtlandıktan sonra) PSA düzeyinin tekrar edilmesini önermektedir.
 
Prostat biyopsisi kararında öncelikli etkenler PSA düzeyi ve prostat muayene bulgusudur. Prostat biyopsisi ultrason eşliğinde en az 10 kor olacak şekilde yapılmaktadır.
 
Alınan örnek sayısına paralel olarak kansere yakalanma oranları da artmaktadır. Ancak ilk biyopside 18-20 kor üzerinde alınan örneklem sayısından sonra kanser yakalanma oranları belirgin bir şekilde artmamaktadır. Ayrıca komplikasyon oranları, tetkik masrafları ve gereksiz tanı (over-detection) oranları da yükselmektedir.
 
Tedavi
 
Batı dünyasında en sık tanı konulan kanser tipi prostat kanseri olmasına rağmen hayat boyu prostat kanserinden ölüm riski çok düşük olan %3 düzeyindedir. Bu çelişki son 10 yılda prostat konserinde fazladan tanı ve tedaviyi tartışmaya açmıştır.
 
Aktif izlem prostat kanserinde ilk tedaviye alternatif olarak ortaya atılan özellikle düşük riskli hastalarda bir alternatiftir. Güncel yaklaşımlarda, hastalık evresi, PSA seviyesi, PSA dansitesi, biyopsi Gleason skoru, biyopsideki oranı aktif izlem adaylarını belirlemedeki kriterlerdir. Aktif izlemdeki hastalar tekrar biyopsileri ve PSA kinetikleri ile yakından izlenirler.
 
Lokalize Prostat Kanserinde Fokal Tedaviler
 
Prostat kanseri tedavisinde radikal rostatektomi, eksternal radyoterapi ve brakiterapi seçeneklerine alternatif olarak daha minimal invaziv tedavi seçenekleri olan High Intensity Focused Ultrasound (HIFU) ve kriyoterapi giderek artan oranda araştırılmaya başlanmıştır.
Radikal Prostatetomi, lokalize prostat kanseri tedavisinde hala altın standarttır. Kanserin kontrolü kontinans, potens, daha az ameliyat sonrası komplikasyon ve negatif cerrahi sınır temel hedeflerdir.
 
Yayılım gösteren prostat kanseri tedavisinde kastrasyon ve kastrasyona dirençli prostat kanseri tedavisinde de son yıllarda 5 yeni ajan tedavi için kullanılmaktadır.
 
Op. Dr. Abdurrahman Özgür / Üroloji
Çamlıca Erdem Hastahanesi
20.07.2017