Diyabet Hastalığı ve Türleri

Diyabet Hastalığı ve Türleri

Diyabet Hastalığı ve Türleri

İnsülin hormonunun eksikliği veya etkisizliği sonucu gelişen, kan şekeri yüksekliği ve buna bağlı ek zararlar ile seyreden, kronik, ilerleyici, önlenebilir bir hastalıktır. İnsülin hormonu, vücudumuzda pankreas adlı organımızdan salgılanır. Besinler, vücudun başlıca yakıtı olan glukoza (şeker) dönüşmek üzere bağırsaklarımızda parçalanır. Daha sonra bu glukoz bağırsaklardan kana geçer ve kandaki şeker miktarı yükselmeye başlar. Vücutta kan şekerini düzenleyen  insülin hormonu pankreastan yetersiz salınıyorsa ya da görevlerini yerine getiremiyorsa, şeker hücre içine taşınamaz, enerji olarak kullanılamaz ,glukoz kanda artarak şeker hastalığı denilen kan şekeri yükselmesi (hiperglisemi) gelişmiş olur. Devam eden süreçte özellikle kalp, kan damarları, sinir sistemi, göz ve böbrekler zaman içinde ciddi zararlar görür.

Diyabetin çeşitli tipleri vardır. Bunlar; Tip 1 diyabet, Tip 2 diyabet, gebelikte ortaya çıkan diyabet ve özel nedenlere bağlı oluşan çeşitli tipler. Diyabetli kişilerin %90-95'i tip 2 diyabetlidir. Dünyada yaklaşık 246 milyon insanın tip 2 dm olduğu tahmin edilmektedir.
 
Tip 2 dm çoğulukla 30 yaş sonrası ortaya çıkar. Ancak obezite artışının sonucu olarak son 10-15 yılda çocuklarda ve adolesan çağlarında ortaya çıkan tip 2 diyabet vakaları artmaya başlamıştır. Bu bağlamda özellikle çocuklarda da korumanın ciddiyeti önemlidir.
 
Tip 2 diyabet risk faktörleri; fazla kilolu olmak, hareketsiz yaşam , gebelikte şeker hastası olmak, iri bebek doğurmuş olmak, kan basıncında yükseklik, kan yağlarının yüksek olması, birinci derece akrabalarda tip 2 dm olması, polikistik over sendromu olan kadınlar, ensede veya koltuk altında deri kıvrımlarının siyahlaşmasıdır. Tiroid ve şizofreni hastaları, uzun süreli kortikosteroid ya da anti retroviral kullananlar, organ transplantasyonu yapılmış olanlar da diyabet gelişimi açısından yakın takibe alınmalıdır .
 

Diyabetin Belirtileri

 
  • Çok su içme çok idrara gitme,
  • İştah artışı yada iştahsızlık,
  • Birden fazla sayıda gece idrara çıkma,
  • Halsizlik, çabuk yorulma,
  • Kaşıntı,
  • Tekrarlayan mantar enfeksiyonları,
  • İnatçı enfeksiyonlar, bulanık görme,
  • Açıklanamayan kilo kaybı,
  • Dişeti hastalığı,
  • Yara iyileşmesinde gecikme,
  • El ve ayaklarda uyuşma,
  • Cinsel işlev bozuklukları şeklinde sıralanabilir.
Damardan alınan kanda 2 farklı ölçümde kan şekeri 126 mg/dl üzerinde ise ve/veya hba1c:%6.5 ve üzerinde ise ve/veya şeker yükleme testinde (75 gr glukoz ile yapılan ogtt) 2. saat kan şekeri 200 mg/dl üzerinde ise diyabet tanısı konur.
 
Prediyabet: açlık şekeri 100-125 mg/dl  veya hba1c değeri:5.7-6.5 veya 2. saat tokluk kan şekeri 140-199 mg/dl olanlara denmektedir. Normal bireyler ile aşikar diyabet arasındaki süreçtir. İleride diyabet gelişme riskinin yüksek olduğunun göstergesidir. Prediyabet hastalarında yaşam tarzındaki değişiklikler ile diyabet gelişimi %45-48 önlenebilir.
 
Diyabette akut metabolik sorunlar, kan şekeri düşmesi şeklinde seyreden hipoglisemi durumları yaşanabilir. Ancak kronik sinsi zararları daha önemlidir. Bunlara bağlı yaşam kalitesi ve süresi belirgin şekilde kısalır. Tip 2 diyabette kalp damar hastalıkları 2-4 kat daha sıktır, daha erken yaşlarda ortaya çıkar ve daha yaygındır. Diyabet tanılı hasta bilinen kalp damar hastalığı olmasa bile kalp hastası bireyler ile eşdeğer kabul edilir.
 
Diyabet, böbrek yetmezliklerinin önde gelen nedenidir. Gelişmiş ülkelerde görme kaybı ve körlüğün en sık nedenidir. Kalp hastalıkları ve inme riski artar. Hastaların yaklaşık %50'si kalp hastalığı ve inme nedeni ile kaybedilir. Kalp damarlarında etkilenim, kan akımı azalması, ayaklarda sinir hasarı, ayak ülserleri, enfeksiyonlar amputasyonlara (bacak kesilmeleri) kadar gidebilir. Normal bireylere göre kalp hastalıkları 2-4 kat, inme 6 kat, göz sorunları 25 kat, bacak kesilmeleri 20 kat, böbrek hastalıkları 5 kat artmıştır.
 
DİYABET ÖNLENEBİLİR, TEDAVİ EDİLEBİLİR HASTALIKTIR
 
Öncelikle farkındalık kazandırılmalı, riskli bireylerin eğitimi, takibi yapılmalıdır. Kıymetli olan hastalık oluşmadan hastalığın oluşumunu önlemek, geciktirmektir. Diyabete ilerleyen süreç geciktirilmeli, durdurulmalıdır. Yaşlandıkça diyabet riski artar. 45 yaşın üstünde bir kere kan şekeri ölçümü yapılmalı, sonrasında 3 yılda bir ölçülmelidir. Tip 2 diyabet yönünden yüksek riskli bireylerde  %7 ağırlık kaybı sağlayacak, haftada 150 dk düzenli aralıklarla fiziksel aktivite ile beraber yağ ve enerji alımını azaltacak şekilde yaşam tarzı değişikliği sağlamak gerekir. Diyabetik hastalarda kan şekerini normale indirmek ve hastalığın bilinen zararlı etkilerini  en alt düzeye çekmek temel hedeflerdir. Hekim hasta işbirliği, tedaviye uyum olduğu sürece diyabetin ortaya çıkardığı sağlık sorunlarından korunmak mümkündür .
 
 
İç Hastalıkları Uzmanı
Çakmak Erdem Hastahanesi
19.11.2019