Tüm Bölümlerimiz

Göz Hastalıkları

Göz Hastalıkları

Göz hastalıkları gözün ön, orta ve arka segmentleri ile göz kapakları, gözyaşı kanalları ve göz çevresi arkalarını inceleyen, burada oluşan hastalıkların tanı ve tedavisini gerçekleştiren bir bilim dalıdır.

Günümüzde teknolojinin ilerlemesiyle birlikte gözde oluşan problemler daha kolay teşhis edilmeye ve birçok yeni göz hastalığı ortaya çıkmıştır. Göz hastalıkları kliniklerimizde amacımız bu hastalıkların tanısını en ileri teknolojiye ait cihazlar aracılığıyla koymak; uzman hekimlerimiz ve deneyimli personelimiz eşliğinde hastalarımızın tedavisini kusursuzca gerçekleştirmektir.

Göz hastalığı kliniğimizde, göz hastalıklarının önüne geçmek amacıyla ilk olarak düzenli göz muayenesi ve randevuları gerçekleştirilmekte ve hastaya uygun olan gözlük veya lens tipleri belirlenmektedir.

Göz hastalıkları kliniğimizde hem çocuklara hem de yetişkinlere uzman hekimlerimiz tarafından hizmet verilmektedir.

Göz kliniğimizde kullanılan tanı ve tedavi araçları:

  • Çocuk otorefkeratometre (Çocuk göz ölçüm cihazı)
  • Bilgisayarlı görme alanı
  • FFA (Göz anjiyosu)
  • Biyomikroskopi
  • Noncontact tonometre hava üflemeli göz tansiyonu ölçümü
  • Bilgisayarlı foropter (Bilgisayarlı gözlük muayenesi)
  • Aplanasyon tonometre (Göz tansiyon ölçümü)
  • Direk ve indirek oftalmoskopi (Göz dibi incelenmesi)
  • Keratometri (Kornea çapları ölçümü)
  • Pakimetri (Kornea kalınlık ölçümü)
  • Biyometri (Göz içi mercek ölçümü)
  • Argon Lazer
  • OCT (Optik kohorens tomografisi)
  • FAKO (Dikişsiz katarakt ameliyatı)


Göz kliniğimizde başlıca hizmet verdiğimiz göz hastalıkları:

  • Gözün refraksiyon (kırılma) kusurları
  • Göz tansiyonu (Glokom)
  • Şaşılık
  • Gözyaşı kanalı hastalıkları
  • Diyabete bağlı göz hastalıkları
  • Retina hastalıkları
  • Hipertansiyona bağlı göz hastalıkları
  • Göz tembelliği
  • Yaşa bağlı maküla hastalıkları
  • Renk körlüğü
  • Keratokonus takip ve tedavisi
  • Gözaltı torbası sarkması
  • Göz kapağı şekil bozuklukları
  • Kornea zedelenmesi


Göz Bozuklukları

Gözün refraksiyon (kırılma) kusurları

Gözün kırılma kusurlarının dört çeşidi vardır:

Miyopi: Çeşitli nedenlere bağlı olarak ışınların ağ tabakasının (retina) önünde odakladığı göz hastalığı, miyopi olarak adlandırılır. En sık nedeni gözün normalden uzun olmasıdır. Düşük derece miyopi uzak nesnelerin bulanık görünmesine sebep olurken, yakın nesnelerin görüntüsünde herhangi bir değişiklik yaratmaz. Miyobun derecesi arttıkça görme de olumsuz etkilenmeye başlar.

Miyopi genellikle genetiktir ve 8-12 yaşlarında ortaya çıkar. Çocuklar çoğu zaman bu durumun farkında olmazlar; ancak sınıfta tahtayı göremediklerinde fark edilirler. Hemen hemen bütün miyoplar vücudun büyümesiyle artış gösterir. Miyopi artması normal büyümenin sonucudur. Ergenlik çağında çocuğun vücudu büyüdükçe gözün ön ve arka çapı da değişir ve 6 ayda bir yeni gözlük gerekebilir. Miyopi bir kaç yıl hızla ilerler, daha sonra çok az değişir. Yirmi yaşlarında meydana gelen erişkin tipi miyopi de vardır ama genellikle 20-40 yaş arasında çok az değişiklik olur. Miyop tedavisi, gözlük kullanımı, kontakt lens ve miyop lazer ameliyatı ile yapılır. Miyop ameliyatına uygun olmayan gözler için kişiye özel göz içi lens ameliyatları önerilmektedir.

Hipermetropi: Bu göz hastalığı olan kişilerde göze gelen ışınlar retinanın gerisinde odaklanır. Düşük derece hipermetrop göz yakını bulanık, uzağı ise net görür. Ancak kişi 40 yaşından büyükse veya ileri seviye hipermetropi varsa uzak görüş de bulanıktır. Hipermetropinin en yaygın nedeni gözün normalden kısa olmasıdır. Diğer nedenleri şöyle sıralayabiliriz:

  • Korneanın çok düz olması
  • Göz merceğinin kırma gücünün az olması
  • Genetik faktörler
  • Doğuştan

Astigmatizma: Kornea yüzeyindeki düzensizliklerin sebep olduğu ışığın kırılma kusuruna astigmatizma denir. Astigmat göz, nesneleri uzak ya da yakın olması fark etmeksizin bulanık görür. Miyopi ve hipermetropi gibi rahatsızlıklar ile birlikte görülebilir. Astigmatizma genellikle kendini; bulanık-bozuk görme, ışıklı yazılarda dağılma-netleşememe, baş ağrısı ve gece görmede zorluk gibi belirtilerle hissettirir. Doğuştan olabilir ve genellikle hayat boyu değişmeden kalır. Düşük dereceli astigmatizma çok yaygın görülür ve genellikle düzeltilmesi gerekmez.

Presbiyopi: Vücutta yaşlanmaya ile birlikte görülen hastalıklardan biri de presbiyopidir. Presbiyopi, göze gelen ışığın retina üzerine odaklanmasını sağlayan elastik ve uyum sağlayabilen yapısının yaşa bağlı olarak bu özelliğini kaybetmesi ile birlikte yakındaki küçük nesneleri net görememe, harfleri görememeyle sonuçlandığı bir göz kusurudur. Belirtileri; okunanları uzaklaştırma, yakın mesafede iş yapamama (net görememe), okurken parlak ışığa ihtiyaç duymadır. Presbiyopinin en yaygın tedavisi gözlük kullanımıdır. Halk arasında okuma gözlüğü olarak bilinen bu gözlükle, göz merceğinin yapmakta zorlandığı odaklama işlevini ve ışığı retina üzerinde toplama görevini özel gözlük camları tarafından yapması sağlanır.

Katarakt

Genellikle ilerleyen yaş ile birlikte daha çok görülmeye başlayan katarakt hastalığı, göz merceğinin saydamlığını yitirmesiyle oluşur. Katarakt, yaşla birlikte sonradan ortaya çıkabildiği gibi doğuştan da gelebilir. Hastalık, gözlerin her ikisinde ya da sadece birinde görülebilir. Her iki türlü de bir göz diğerinden daha çok etkilenir.

Katarakt ilerledikçe göz merceğinin bulanıklaşması giderek artar ve daha ileri düzeye gelirse bu durum diğer kişiler tarafından fark edilir. Yaygın belirtileri; görüşün net olmaması, bulanıklaşması, dumanlı ve puslu olmasıdır. Bazı durumlarda görüşün net olmadığı bölgelerde lekeler görülebilir; ışığın fazla ya da yetersiz olduğu durumlarda görme daha fazla bozulabilir.  Ayrıca katarakt, renklerin daha solgun görülmesine sebep olabilir.  Katarakt ilaçla tedavi edilmeyip sadece cerrahi yöntem ile tedavi edilir. Katarakt tanısı konulduktan sonra ameliyat ne kadar erken yapılırsa o kadar başarılı olur. İlerlemiş olan kataraktların ameliyat süresi ve iyileşme süreci daha uzun sürebilir. Katarakt ameliyatı için tercih edilen en son ve en iyi yöntem FAKO (Fakoemülsifikasyon) yöntemidir.

Glokom

Göz tansiyonu olarak da bilinen glokom, gözün içerisinde yer alan sıvıların dışarıya aktığı kanallarda meydana gelen tıkanıklık, sıvının dışarıya yeterli miktarda boşaltılamamasına sebep olur. Bu da göz içi basıncı artırır. Artan göz basıncı da zamanla göz sinirlerinde kayıplara neden olur; ani artışlarda bulanık görme, şiddetli baş ve göz ağrısı gibi problemlere yol açar.

Glokom genellikle kırk yaşından sonra görülmeye başlar ve sinsice ilerler. Bir kere görme kaybı yaşandıktan sonra geri dönüşü olmadığından erken teşhis edilmesi çok önemlidir.

Renk Körlüğü

Renk körlüğü, renkleri ayırt etme yeteneğinin bozuk olmasıdır. Renk körlüğü hastalığında görme merkezinde renk ayırt etmeyi sağlayan özel pigmentler ya yoktur ya da yeterli miktarda pigment bulunmaz. Genellikle kalıtsal özellik gösteren bir görme problemidir. Renk körlüğü kırmızı, yeşil ve mavi renklerden bir ya da daha fazlasını ayırt edememeyle ortaya çıkar. Renk körlüğü tedavisi ameliyat veya ilaçla yapılmamaktadır.

Şaşılık

Sıklıkla doğuştan gelen veya kaza ya da ateşli hastalıklar sonucu oluşabilen şaşılık problemi, iki gözün bir noktaya paralel bir şekilde bakmasını engelleyen bir göz problemi olarak tanımlanabilir.

Alerjik Konjonktivit

Bahar ve yaz aylarında dışarıda geçirilen zamanın artmasıyla birlikte çeşitli alerjenlere maruz kalma durumu da artmaktadır. Bu da alerjik konjonktivite sebep olmaktadır. Toplumda oldukça yaygın olarak görülen alerjik konjonktivit sadece iklim şartlarına bağlı olarak değil, ilaçlar ve makyaj ürünleri sebebiyle de ortaya çıkabilir.

Göz Tembelliği

Göz tembelliğinde, göz ve sinirinde herhangi bir yapısal bozukluk yoktur. Ancak buna rağmen bu hastalıkta bir göz diğerinden daha az keskin görmektedir. Göz tembelliği, göz sinirinin kullanılmamasına bağlı olarak ortaya çıkar. Şaşılık, göz numaraları arasındaki fark, göz kapağı düşüklüğü ve katarakt en yaygın sebeplerindendir.


SIK SORULAN SORULAR

Keratokonus nedir?

  • Gözün önündeki kornea adı verilen saydam tabakanın ilerleyici miyop ve astigmat ile birlikte incelip, sivrileşmesi keratokonus hastalığına neden olur. Bu dokuda meydana gelen şekil bozukluğu ve incelme, göze giren ışığın en yüksek oranda kırıldığı tabakada olması sebebiyle görmeyi bulanıklaştırır.

 

Keratokonus tedavisi nedir?

  • Keratokonusun erken evre tedavisinde öncelikle gözlük kullanımı ve eğer gözlük işe yaramazsa kontakt lens kullanımı önerilir. İleri evre keratokonuslarda ise skleral kontakt lensler oldukça başarılıdır.  Keratokonus ameliyatı içinse birkaç seçenek bulunmaktadır. Bunlar; çapraz bağlama (cross-linking), korneal halka (ring uygulaması) ve kornea naklidir.

 

Üveit nedir?

  • Gözümüz üç tabakadan oluşmaktadır. Dış tabaka, gözakıyla (sklera) korneadan; orta tabaka, uveadan ve iç tabaka da ağ tabakadan meydana gelir. Damarların bulunduğu orta katman uveanın iltihaplanmasına üveit denmektedir. Göz ağrısı, ışık hassasiyeti, bulanık görüş, göz kızarıklığı ve kanlanma gibi belirtilerle kendini gösterir.

 

Yaygın göz hastalıkları nelerdir?

  • Yaşa bağlı retina dejenerasyonu
  • Katarakt
  • Diyabete bağlı göz hastalıkları
  • Glokom
  • Sarı nokta hastalığı
  • Şaşılık
  • Renk Körlüğü
  • Görme Tembelliği
  • Arpacık
  • Üveit
  • Konjonktivit
  • Kirpik dibi iltihabı (blefarit)
  • Behçet hastalığı
  • Göz kapağı sorunları
  • Keratokonus

 

Hangi sıklıkta ve ne zaman göz doktoruna gitmeli?

  • İlk göz muayenesinin bebek doğduktan sonraki ilk 6 aylık içerisinde yapılması, doğumsal bazı hastalıkların (doğumsal katarakt, kornea hastalıkları gibi) erken teşhisinde çok etkili olmaktadır. Hiçbir göz hastalığı olmayan sağlıklı kişilerin 50 yaşına kadar 2 yılda bir, 50 yaşından sonra da yılda bir kez göz muayenesinden geçmeleri faydalı olacaktır. Herhangi bir göz problemi olan kişilerde ise o hastalığın gerektirdiği periyotlarda muayenelerin tekrarlanması lazımdır.

 

Göz derecesi gözlük kullanımıyla geriler mi?

  • Gözlük kullanımı, numaraların düşmesini sağlamadığı gibi artmasına da neden olmaz. Gözlük kullanmak sadece daha iyi görmeye olanak sağlar. Bir kez gözlükle görme netliğini fark eden insan artık gözlüğü çıkarmak istemeyecektir. Erişkinlerde 40 yaşından sonra ortaya çıkan yakını görme probleminde (bakınız: presbiyopi) gözlük taksanız da takmasanız da 60 yaşına kadar numaralar artacaktır. Bu doğal bir süreçtir; yakın gözlüğü kullanmak bu süreci hızlandırmaz veya yavaşlatmaz, sadece daha rahat okumanızı sağlar.

 



Daha fazla bilgi almak ve göz hastalıkları randevusu için 0850 222 04 94 numaralı çağrı merkezimizi arayabilirsiniz.

Blog

Gözdeki Sinsi Hastalık: Glokom

Halk arasında "Göz Tansiyonu” olarak bilinen glokom, göz içi basıncının sıklıkla yükselmesi nedeniyle görme sinirinin zarar görmesidir....

DEVAMINI OKU

Katarakt ile İlgili Sık Sorulan Sorular

Katarakt Nedir? Katarakt, göz bebeğinin hemen arkasında bulunan ve görmemizi sağlayan doğal göz merceğinin zamanla saydamlığını kaybederek matlaşmasıdır. Başka bir...

DEVAMINI OKU