Tatlı Krizi ile Başa Çıkmanın Yolları

Tatlı Krizi ile Başa Çıkmanın Yolları

Birçoğumuz sıklıkla başımıza gelen tatlı krizlerine çözüm bulmakta güçlük çekiyoruz. Tatlı krizleri psikolojik, metabolik ya da beslenme alışkanlığı gibi nedenlerden kaynaklı meydana gelebiliyor olabilir.

Tatlı Krizleri

Genellikle birçoğumuzun sıklıkla başına gelen tatlı krizlerine çözüm bulmakta çoğu zaman güçlük çekiyoruz. Tatlı krizleri; psikolojik, metabolik ya da beslenme alışkanlığı altyapılı nedenlerden kaynaklı meydana gelebiliyor olabilir. Örneğin; yoğun iş temposundan kaynaklanan stres, regl öncesi sendromu, çocukluk çağındaki hatalı beslenme alışkanlıkları, hipoglisemi ve insülin direnci başta olmak üzere bazı metabolik bozukluklar da kan şekerindeki düzensizliğe ve bunun sonucu olarak tatlıya yönelimin artmasına yol açabiliyor. Aralıklı yaşanan tatlı krizleri sorun teşkil etmezken, bu aralıklar sıklaştıkça kişide kilo artışı, yorgunluk, insülin direnci, diyabet, karaciğer yağlanması ve kalp-damar hastalıkları gibi ciddi problemler  görülebilir. Tatlı krizleri eğer sıklıkla karşılaştığınız bir sorun ise atılması gereken ilk adım, herhangi bir sağlık probleminin olup olmadığının araştırılmasıdır. Eğer altta yatan bir neden var ise buna yönelik tedaviyle birlikte yapılacak beslenme değişikliği, tatlı krizi atakları ile başa çıkmanızı sağlar. Beslenme değişikliği için şu önerilerde bulunabilirim:

1. Basit karbonhidrat yerine kompleks karbonhidratları tercih edin.

Basit karbonhidratlar grubunda yer alan rafine un, pirinç, şeker ve şeker içeriği yüksek tüm yiyecek ve içecekler kan şekerinin çabuk yükselip, ani düşmesine neden olur. Kompleks karbonhidratlar ise kana daha yavaş geçerek, kan şekerini daha ılımlı yükseltir. Dolayısıyla kan şekerinde ani dalgalanmalar yaşanmaz. Tam tahıllar, bulgur, tam tahıllı ekmekler, tam buğday makarna, yulaf, kurubaklagil ve kepekli ürünler gibi kompleks karbonhidratlar tatlı istekleri ile başa çıkmada en iyi karbonhidrat seçimidir.

2. Ana ve ara öğün saatlerini günlük rutininiz doğrultusunda düzenleyin.

Ara ve ana öğün saatlerini düzenlemek kan şekerinin dengede kalmasını sağlar. Uzun süre açlık durumlarında kan şekeri düşer. Bunun sonucunda da vücut en hızlı biçimde enerji alabileceği yani yüksek karbonhidrat içeren besinlere yönelim gösterir, dolayısıyla tatlı isteği de artar. İhtiyaç doğrultusunda günlük beslenme rutinine eklenilen ara öğünler bir sonraki öğünde porsiyon kontrolü sağlamakta yardımcı olmakla beraber sağlıklı besin seçimleri yapmada da yardımcı olacaktır.

3. Öğünlerinizde lifli besinlere yer verin.

Posa yani diyet lifi içeren besinler mide boşalmasını geciktirerek, daha uzun süre tok kalmaya sebep olurken, şekerin kana daha uzun sürede geçmesini sağlayıp, kan şekerinde meydana gelebilecek ani dalgalanmaları önler. Günlük beslenmenize tam tahıllı ürünler, sebze, meyve, kurubaklagil ekleyerek posa alımını arttırabilirsiniz.

4. Tatlı krizlerini önleme konusunda meyveden yardım alın.

Tatlı krizlerinin önüne geçmek ve vücudun karbonhidrat ihtiyacını doğal kaynaklardan karşılamak için porsiyon kontrolüne dikkat ederek, ara öğünlerde meyvelere yer verebilirsiniz. Meyvelerin yanına eklenecek süt, yoğurt, peynir gibi protein kaynağı veya ceviz, badem, fındık, fıstık gibi yağlı tohum kaynakları ile tokluk sürenizi uzatabilirsiniz. Eğer insülin direnci, diyabet veya hipoglisemi gibi bir sağlık probleminiz varsa muz, üzüm, karpuz, kavun, incir ve kuru meyveler gibi glisemik indeksi yüksek, kan şekerini hızlı yükselten meyveleri her gün tüketmemeye özen gösterin.

5. Günde 2-2,5 litre su için.

Tokluk hissini sağlamak amacıyla gün boyunca, belli aralıklarla 2-2,5 litre su tüketmeye özen gösterin. Gün boyu içtiğiniz suyun içerisine tarçın, karanfil, taze nane ya da sevdiğiniz meyveleri ekleyip tatlandırabilirsiniz. Bu aromalandırma, tatlı isteğinizle başa çıkmada size yardımcı olabilir.

6. Miktarı kontrol edilebilecek tatlılar sıklığına dikkat ederek tercih edilebilir.

Bazı sağlık problemlerinde, bazı besinler bir süreliğine ya da tamamen beslenme düzeninden çıkarılması gerekebiliyor. Eğer herhangi bir sağlık probleminiz yoksa ve sağlık probleminize bağlı herhangi bir besine karşı kısıtlama getirilmediyse besinlerin kısıtlanması o besini normalde tüketeceğinden çok daha fazla tüketme isteği meydana getirebiliyor. Dolayısıyla çok sevdiğiniz bir tatlıyı sıklığına ve porsiyon kontrolüne dikkat ederek tüketebilirsiniz

Tatlı isteğini bastırmak için; küçük kase muhallebi, sütlaç gibi sütlü tatlılar ya da az şekerle hazırlanmış armut, ayva ya da balkabağı gibi meyve tatlıları, kuru meyveler ya da kahve yanına ekleyebileceğiniz bitter çikolata tatlı isteğinizi bastırmanızda size alternatif olabilir.

22.08.2020